Bu siteyi nasıl kurdum: yapay zekâyı bir yöntem olarak kullanmak
Editoryal bir tasarım sistemi, neredeyse sıfır bağımlılıkla bir kurulum ve yapay zekâyı bir yöntem gibi kullanmak — kararların hep bende kaldığı bir süreç.
Bu portfolyoyu kurarken kendime tek bir kural koydum: her karar bir sebebe dayansın. Renk, tipografi, boşluk, hareket — hiçbiri “şablonda böyleydi” diye orada durmasın. Aşağıda sitenin nasıl kurulduğunu kısaca anlatıyorum.
Önce sistem, sonra sayfa
İşe bir görsel kimlik sözleşmesiyle başladım: fildişi bir zemin, kömür metin, tek bir mercan vurgu, ölçülü bir kobalt. Başlıklar için dar ve güçlü bir display font; gövde için sakin, okunaklı bir metin fontu. Köşeler sıfır yarıçapta, hareket süreleri üç değerle sınırlı. Kurallar baştan netleşince her sayfa aynı dili konuşmaya başladı — ve tutarlılık, bence tasarımın kendisi kadar önemli.

Yapay zekâ bir araç, karar insanın
Yapay zekâyı süreci hızlandıran bir yöntem olarak kullandım: metin taslakları, alternatif düzen denemeleri, erişilebilirlik metni önerileri. Ama hiçbirini olduğu gibi almadım. Hangi düzenin işe yaradığına, hangi cümlenin kaldığına, kontrastın yeterli olup olmadığına ben karar verdim. Araç öneriyor; seçim ve sorumluluk bende.

Az bağımlılık, çok özen
Siteyi, çerçeve dışında ek bir çalışma-zamanı bağımlılığı olmadan kurdum. Bilinçli bir tercihti: daha az hareketli parça, daha hızlı sayfa, daha kolay bakım. Erişilebilirliği ve performansı da sona sakladığım bir cila gibi değil, en baştan bir ölçüt olarak gözettim.

Bu yazı bir başlangıç. İlerledikçe gerçek projelerden öğrendiklerimi ve tasarımla geliştirmenin kesiştiği yerde verdiğim kararları burada paylaşacağım.